Dün Dersanede kantine çıktım. Wifi'ye bağlandım.Basın zamanından abone olduğum Haber sitesinden bana e-mail gelmiş. "Basın İlan Kurumu Medya ve İletişimde Tecrübe Paylaşım Günleri'nden "Marka Şehirler Van" Konferansı,Bugün Saat 10:00'da Elite World'de gerçekleşecektir.

Ve Katılımcıları..Hepsi alanlarında neredeyse en iyileri. Hepsinden almam gerekenler var.Hayatımın en büyük konferansı diyebilirim.
Fakat dersanem 12:00'da bitiyor, 17:00'a kadar da etüt var.Toplantı 20 dakika sonra başlayacaktı.Hemen Cengiz hoca ile konuştum. "Yapabileceğim birşey yok. Dersaneden çıkışını sağlayabilirim ama yoklama da Peder'e mesaj gider" dedi. Ki eğer babam'a mesaj giderse devamsızlıkla ilgili sıkıntı çıkacaktır. Babam'ı aradım.. "Hayır canım gidemezsin,derslerin daha önemli" dedi. Gidemeyecektim. Son derse girecektik.. 11:00 zil çaldı. Cengiz Hoca'nın yanına gittim. "Safaa, bugün etütten daha yararlı olacak mı sana?" dedi. "Elbette" dedim. Son ders Cengiz hocayaydı. "E hadi git,seni yok yazmam" dedi. Sağolsun dersaneden çıkışımı sağladı.
Van küçük yahu, Otele yürümem, daha doğrusu koşmam 6 dakika sürdü.Sonunda vardım.Üs kata çıktım. Basın kartımla girişimi yaptım. Bütün Basından tanıdıklarım oradaydı. Panele katıldım.Tecrübeleri aldım.Mükemmeldi.
Ardından, Yemek arası, anasını satıyım ne kadar da mükemmel bu Elite World, aşırı lüks bi açık büfe.anlatamam. Neyse Biraz geç yedim. Herkes İnci Hanımın peşindeydi.Fakat inci hanım asansör yerine lavaboya gitmiş.Bütün herkeste Toplantı Salonuna çıkmış sanıp Yukarı çıkmış.Yemek Salonu boşaldı resmen.Bende Elimde Mükemmel bir tatlı tabağı yapıp almıştım.Şans eseri TRT Haber "İnci Ertuğrul ile Haber tadında" sunucusu İnci Ertuğrul ile yüzyüze geldim.Diyeceğim kelime çok önemliydi.Dikkat çekmeliydim ve sohbete girmeliydim.
Şaşkındım ama hemencecik yapıştırdım lafı; "Şey Efendim Size tatlı tabağı getirdim,her ne kadar sizin kadar tatlı olmasa da" dedim.Gülümsedi ve "Adın ne senin?" dedi. "Safaa" dedim. "Gel otur bakalım yanıma" dedi.

Kendisiyle uzunca konuştuk 7 dakika kadar.16 Yaşımda Editör olduğumu belirttim. 18 Yaşında Yazı İşleri Sorumlusu olduğumu da söyledim. Blogumdan bahsettim.Okumak istedi.
Hemen Kağıda yazdım. "Numaranı ve E-mailinide yaz Safacım" dedi.
"Ne yazıyorsun?" dedi. "Umudun Yalancı Rüzgârında Deprem süresince yaşadığım her acıyı,her özlemi,umudu,hayal kırıklığını,özlemi,nefreti en saf duygularla yazdım" dedim. "Ne kadar gerçek ki?" dedi. "Gerçek olmaması için bir nedeni yok ki.Tahmin bile edemeyeceğiniz kadar Gerçek" dedim.
Sarıldı bana,bilmiyorum sanki o kadar yaşadığım acıyı avutmak istermişçesine. "Blogunu İstanbula gider gitmez okuyacağım.Seni arayacağım.İstanbul'a geldiğinde TRT Stüdyosuna geliyorsun, görünmeyenleri senden duymak istiyorum." dedi.
Ardından yukarı konferansa çıktık.Devamlı bana bakıp gülümsedi.Tebessüm ile cevap verdim. Ardından 5 olmadan ayrıldım.Dersaneye mutlu geldim.Hayatımda çok şey değiştirdi o gün.
İçimde anlatamayacağım bir potansiyel var^^